Peygamberimiz Hicretten Sonra Kimin Evinde Kaldı? Toplumsal Yapıların Işığında Bir İnceleme İslam tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan Hicret, sadece bir coğrafi hareketlilikten çok daha fazlasını ifade eder. Peygamberimiz Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye göçü, toplumlar arası bir kültür, güç ve kimlik değişimi sürecinin başlangıcıdır. Ancak bu dönüşüm, sadece toplumsal yapıları etkilemekle kalmamış, aynı zamanda bireysel ilişkilerin, misafirperverliğin, aidiyetin ve dayanışmanın da nasıl şekillendiğine dair derin izler bırakmıştır. Peki, Hz. Muhammed Hicret’ten sonra kimin evinde kaldı? Bu sorunun cevabı, İslam toplumunun sosyal dinamiklerini anlamak için bir kapı aralamamıza yardımcı olur. O dönemde, toplumda köklü bir değişim yaşanırken, cinsiyet rolleri, güç…
Yorum BırakGünlük Satırlar Yazılar
Ahid Kelimesinin Anlamı ve Toplumsal Yapı Üzerindeki Etkisi Hayatın içinde birçok değer ve ilişki bulunur; bazıları açıkça tanımlanmış, bazıları ise oldukça soyut ve derindir. Çoğu zaman, toplumsal yapıları ve insan ilişkilerini anlamaya çalışırken, ilk bakışta basit görünen kavramlar bile karşımıza çıkar ve bize çok daha derin sorular sorar. İşte bu sorulardan bir tanesi de “Ahid” kelimesi. Ahid, kelime olarak bir söz, anlaşma, ya da bir taahhüt anlamına gelir, ancak sadece dildeki bir terim olmanın ötesine geçer. Ahid, toplumsal bağların, güç ilişkilerinin, kimliklerin ve sorumlulukların bir arada nasıl şekillendiğine dair önemli ipuçları verir. Ahid’in anlamını ve toplumsal yapılar üzerindeki etkilerini incelemek,…
Yorum Bırak3 Komando Tugayı Nerede? Farklı Yaklaşımlarla Bir Değerlendirme Türkiye’nin en prestijli ve etkin askeri birliklerinden biri olan 3 Komando Tugayı, hakkında oldukça fazla konuşulan, tartışılan ve merak edilen bir konudur. Ama bu “nerede?” sorusu yalnızca coğrafi bir yerleşim yeriyle sınırlı kalmıyor. Bu, aynı zamanda askeri, sosyal ve stratejik bir bağlamda da incelenmesi gereken bir sorudur. Hem mühendislik hem de sosyal bilimler perspektifinden bakarak bu soruyu derinlemesine tartışacağım. Hadi başlayalım. 3 Komando Tugayı’nın Coğrafi Konumu: İçimdeki Mühendis Ne Diyor? İçimdeki mühendis şöyle diyor: “Bir askeri birliğin coğrafi konumu sadece haritada nerede olduğuyla sınırlı olamaz. Bu tür yerleşimlerin fiziksel altyapısı, ulaşılabilirliği ve…
Yorum BırakGüç ilişkileri ve toplumsal düzen üzerine düşünürken bazen en sıradan soruların—bir şehirden diğerine kaç saatte gidildiği gibi—siyasetin damarlarına nasıl bağlandığını fark ederiz; mesafe, zaman ve hareket, iktidarın sessiz ama etkili araçlarıdır. İstanbul–Kastamonu Arası Kaç Saat Sürer? İstanbul ile Kastamonu arasındaki mesafe yaklaşık 500–520 kilometredir. Bu yolculuk, kullanılan ulaşım aracına göre farklı sürelerde tamamlanır. Özel araçla yapılan bir yolculuk, trafik koşullarına ve güzergâha bağlı olarak ortalama 6–7 saat sürer. Şehirlerarası otobüsle bu süre genellikle 7–9 saate uzar. Havayolu seçeneğinde ise İstanbul’dan Kastamonu Havalimanı’na uçuş yaklaşık 1–1,5 saat sürse de, havalimanına ulaşım ve bekleme süreleri eklendiğinde toplam yolculuk zamanı yine birkaç saati…
Yorum BırakTürk Öğün Çalış Güven Nerede? Hayat, çoğumuz için bir dengeyi aramakla geçiyor: iş, aile, sosyal yaşam ve kişisel zaman arasında. Ama ya bu dengeyi kurmakta zorlananlar varsa? Ya da bu dengeyi kuramayanlar toplumun belirli normlarına ve cinsiyet rollerine göre şekillendiriliyorsa? Bu yazıda, “Türk öğün çalış güven nerede?” sorusunu sormak, sadece fiziksel bir boşluğu değil, aynı zamanda toplumsal bir sorunu da gündeme getirmek anlamına geliyor. Türk toplumunda güvenli çalışma alanları, öğünlerde geçirecek zamanlar ve buna bağlı olarak sosyal güvenliğin nasıl şekillendiğini anlayabilmek için, bu soruyu sadece bir birey üzerinden değil, geniş bir sosyolojik perspektiften ele almak gerekiyor. Bireylerin günlük yaşamındaki rutinler…
Yorum BırakMarket Yoğurdu Neden Bozulmaz? Felsefi Bir Yaklaşım Bir sabah, market raflarında sıradan bir yoğurt kutusuna göz attığınızı hayal edin. Üzerindeki son kullanma tarihi, çoğu zaman birkaç hafta sonrası işaret ediyor. Hangi koşullar altında, üstelik sadece birkaç gün içinde, bu yoğurt çürüyüp bozulacakken, neden marketteki yoğurtlar bu kadar uzun süre dayanabiliyor? Bu soruya verdiğimiz basit cevaplar, aslında çok daha derin felsefi soruları gündeme getiriyor. Bozulmayan yoğurt, teknik olarak, endüstriyel üretim, kimyasal katkılar ve düzenlemeler ile ilgilidir. Ama ya bu fenomenin arkasında yatan anlamı sorgulamak istersek? Ya bu bozulmayan yoğurt, bir tür toplumsal illüzyon, insan doğasının bir yansıması ya da varlık ve…
Yorum Bırak645 Hesap Nasıl Çalışır? Psikolojik Bir Bakış İnsan davranışlarını anlamaya çalışırken, çoğu zaman küçük ama derin sorular üzerinde kafa yorarız. Neden bazen istemediğimiz bir şeyi yaparken, diğer zamanlarda hep doğru bildiğimizi düşündüğümüz şeyleri terk ederiz? Zihnimizdeki düşünceler, duygular ve sosyal çevremizdeki etkileşimler bu süreçte önemli bir rol oynar. Hangi davranışlarımızın nedenlerini en iyi şekilde çözümleyebiliriz? 645 hesap gibi belirli bir konuda bile, psikolojik dinamiklerin nasıl işlediğine dair farkındalık geliştirebiliriz. Bu yazıda, 645 hesap gibi popüler kavramların ardındaki bilişsel, duygusal ve sosyal süreçleri ele alacağız. 645 Hesap ve Psikolojinin Temel Dinamikleri Bir hesap türü veya bir sayısal düzenleme olarak 645, çoğu…
Yorum BırakTarihi Asansör Fiyatı: Eğitimin Dönüştürücü Gücü Üzerine Bir Pedagojik Bakış Eğitim, hayatın her alanında olduğu gibi, bazen sıradan görünen sorularda bile derin anlamlar taşıyabilir. Birçoğumuz, gündelik yaşamda karşılaştığımız her türlü soru ve sorunla bir şekilde başa çıkmaya çalışırken, aslında öğrenmenin ve öğretmenin ne kadar dönüştürücü bir güç olduğunu fark etmeyebiliriz. Bugün bir “tarihi asansör fiyatı” sorusu üzerinden, öğrenme ve öğretme süreçlerinin çok daha geniş bir perspektife nasıl yayılabileceğini, eğitimin toplumsal boyutlarını ve pedagojinin gücünü tartışacağız. Fiyatlar, ekonomi, tarih ve teknoloji arasındaki ilişkiler, sadece sayılardan ibaret değildir. Bu gibi konular, aslında insanlık tarihindeki toplumsal yapıları, değişimleri ve gelişmeleri anlamamıza olanak tanır.…
Yorum BırakArkeolog Sözel Mi Sayısal Mı? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış İstanbul’un karmaşasında, her gün yüzlerce insanın akışına tanık oluyorum. Metroda, bir kafede, sivil toplum kuruluşunda; toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adaletle ilgili pek çok düşünce kafamda dolaşıyor. Geçenlerde bir arkadaşım, “Arkeolog sözel mi sayısal mı?” diye sordu. Bu soruyu ilk duyduğumda, “Ne alakası var?” diye düşündüm. Ama sonra düşündükçe, aslında bu sorunun toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi önemli kavramlarla nasıl kesiştiğini fark ettim. Arkeolog Sözel Mi Sayısal Mı? İlk Bakışta Birçok insan, arkeolojiyi daha çok kazılar, eski eserler ve tarihsel metinlerle ilişkilendirir. Arkeologların büyük…
Yorum BırakRobot Kavramı: Tarihsel Bir Perspektiften Derinlemesine Bir İnceleme Geçmiş, yalnızca tarihin izlediği bir rota değildir; aynı zamanda bugünü anlamamızda bizlere ışık tutan bir aynadır. Bugünün toplumları ve teknolojileri, tarihin derinliklerinden gelen izleri taşır. Robot kavramı, yalnızca bilim kurgu eserlerinde ve fabrika üretim bantlarında değil, insanlık tarihinin çok derinlerine kök salmış bir düşüncedir. Bir makinenin insan gibi hareket etmesi, düşünmesi veya çalışması fikri, binlerce yıl öncesine dayanan bir hayaldi. Ancak bu kavram zamanla gelişti, değişti ve sonunda teknolojik bir gerçeklik haline geldi. Robotlar, ilk kez tarihsel metinlerde ve mitolojilerde ortaya çıktıklarında, onları sadece hayal gücünün ürünü olarak görmek mümkündü; bugün ise…
Yorum Bırak